Saturday, 29 December 2012

zaman

Aristo, Fizik'inde "şimdi" dediği tek tek anlar ile zaman arasında ayrım yapar. Tek tek anlar, tıpkı Aristo'nun atomları gibi bölünmez, parçalanamaz şeylerdir. Zaman ise, bu bölünmez anları birleştiren çizgidir.

Oysa hayatı Aristo'nun Zaman'ı gibi bir çizgi olarak değil de, tek tek eşyaların ve müziğin hatırlattığı yoğun anların her biri olarak düşünmeyi öğrenirsek, zamanın ayarının insan olduğunu keşfedeceğiz.

İşte o zaman dün, bugün, yarın değil müzikler konuşacak. Tarihler değil, şarkılar haykıracak sevgimizi. Mekanın sonsuzluğunda, zaman yok olacak. Bizimle durup, bizimle hızlanacak. Ve zamana hükmedebildiğimiz o anda büyüyeceğiz. Mutlulukları, hataları, korkuları kısacası anları ve anıları sebepleri ya da sonuçları olmadan birbirinden bağımsız düşünebileceğiz.
Çizgisel akıştan kurtuluşumuzla hayatın kararsızlıklar ve pişmanlıklar zinciri değil, bu unutulamayan anların bir bütünü olduğunu göreceğiz.

Bir şeyler daha değişti.
"Drop the Other"

No comments:

Post a Comment