Sunday, 16 October 2011

filmekimi güncesi

13 Ekim Perşembe günü, matematik abituru olduğum gün. Matematik abituru dediğimiz güzel sınav biçimi 1buçuk saat sürmekte ve üç sorudan oluşmakta. Kafamın halini siz düşünün gençler.

Okulda çıktıktan sonra, Mustafa Amca'ya gidip bir adet Yusuflu Atılganlı Aylaklı Adamlı kitap okuyup çay içtim . Saat 7deki filme gidene kadar bir de Oblomov'u aldım.

Bu gün aynı zamanda Inni'yi izlediğim gün.

Gördüğünüz gibi gitarı yayla çalan güzel insanlar bunlar.

Inni; Sigur Ros isimli İzlandalı post-rock grubunun konser kayıtlarının toplaması niteliğinde bir film. Toplasan on dakika (Konuşmalardan birinde gitariste ne tür müzik yaptıklarını soruyorlar ve cevap "heavy metal", komikli şakalar böyle) konuşma var ama müzik, sahne ve konserler enfes. Sigur Ros seviyorsanız, biliyorsanız ya da post-rock'la ilgiliyseniz keyif alırsınız. Yoksa siz de salonun yarısı gibi filmin ortasında çıkarsınız. (Bunu da anlamıyorum katalogdan okumuyor musun yani filmin neyle ilgili olduğunu, çıkacaksan uyuyacaksan gelme, bilet bulamayan bi ton insan var.)




14 Ekim Cuma günü, Beril'in ve Ege'nin doğum günü ve okulun aşırı boş geçtiği sıkıcı bir gün.
Amma ve lakin, bu günün filmi favori festival filmi olma adayım.

A Dangerous Method; Freud ve Jung'un 1910'lu yıllarda başlayan ilişkisini anlatıyor. Freud psikanaliz teorisini geliştirmeye başladığı sıralarda Jung da bir hastası üzerinde bu konuşarak tedaviyi deniyor. Hasta rolünde akıl hastası bir Keira Knightley var ve oldukça başarılı. Filmde 20 yıla yakın bir süre çok hızlı bir şekilde anlatılıyor ama hem müzikler enfes hem de satır aralarında Freud'a dair çok önemli tespitler var. Büyük ihtimalle vizyona girer oyuncu kadrosu sağlam oldukça, izlersiniz belki.

15 Ekim Cumartesi günü; dershanedeki kimya sınavında çok güzel netler yaptığım gün. Aynı zamanda çıkışında Subwayde enfes yemek yiyip taksime geçtiğim gün olarak da bilinir.
Beyoğlu sinemasının keyifli duvarlarıyla tomboy'u izledim bu gün.


Tomboy; Fransız yapımı tam bir festival filmi. Laure isimli, erkek saç kesimli ve o tarz giyinen bir kız, yeni taşındıkları mahallede kendini Mikael isimli bir erkek olarak tanıtıyor. Havuza gittiklerinde mayosunun içine hamur koymak tarzı şeyler bile yapıyor. Daha sonra küçük kız kardeşi de bu oyuna ortak oluyor ve kendi yaşıtı bir kız ondan hoşlanmaya başlıyor. A Dangerous Method favorim olur sanıyordum ama mini mini bir fransız yapımı birinciliği ondan alarak şampiyonluğa taht kurmuş bulunuyor. Şiddetle tavsiye edilir.

Son olarak söyleyeceğim şu ki resim hocasının ricası üzerine 29 Ekim'le ilgili bir vidyo hazırlıyoruz. Konu "Cumhuriyet hakkında ne düşünüyorsunuz?" Farklı insanlarla konuşup bunları birleştiriyoruz. Aşağıda en renkli karelerden bir tanesi var, izlemek size çok şey katacak benden söylemesi.

video
Ya bu vidyo hd'ydi. Sonra yükleyince bi acayip oldu.

Ah ve yarın tam 135 dakika süren Almanca Abiturum var.

2 comments:

  1. Sevgili Ezgi,bir yandan zeytin çayımı yudumluyor bir yandan da blogunu okuyorum şu an.Mustafa Amca'ya gittiğimiz gün aklıma geldi.Gülümsedim.Tam bir akıllı bıdıksın.Son iki film izlemeyi çok istediğim filmlerdi.Olur da bir gün izlersem Ezgi ben bunları izledim.Yiha ben de çok beğendim demeyi düşünüyorum.Yarın için başarılar diliyor,o tatlı yanaklarından öpüyorum.

    ReplyDelete
  2. Zeytinli çay mı var lağnn? *_*
    Keşke havalar soğumadan bir daha gitseydik mustafa amcaya. Umarım filmleri izlersin ve yiha dersin bana. sevgiler saygılar.

    ReplyDelete