Tuesday, 30 August 2011

ya balık olsaydık

Bunu dinlerken okursanız çok mutlu olurum.

Anlamsızca yüzerdik o zaman. Ama bizi üzen şeyler de bir anlam ifade etmezdi o zaman. Hani tek sorunumuz, okyanusa ulaşmak olurdu. Okyanusa ulaşmak da istemezdik aslında. Çünkü küçücük balık kocaman okyanusta ne yapsın. Balıkçığım güzelim. Ne işin var senin koca okyanusta? Kendinden büyük işlerle ne diye uğraşırsın.

Yeni fotoğraflar hazırladım size. Balık gibi hem de. Kusura bakmayın ne biliyim yazamıyorum. Fotoğraflara eleştiri yine hoşuma gider. Fişay yeni öğreniyoru sonuçta.

Burası Prag Kalesi.

 Bu fotoğraf da hoşuma gidiyor öyle.

LA GENTE ESTA MUY LOCA.
WHAT THE FUCK?

 Siz siz olun Deutsche Bahn'la yolculuk yapmayın çok pahalı.

"been dazed and confused for so long" lalala dıbıdıp 

Çay ve simit.
Ve istanbulda yağmur başlıklı çalışmamla.
OF KAFAMDA NE VAR.


Bu biraz acayip bir yazı oldu. Aylak Kadın beni en çok gezen seçmiş teşekkür ederim kendisine. Ben de yapacaktım bloggerın n'lerini ama şey ya galiba o kadar çok kişiyi takip etmiyorum bile. En'ler varsa yazmaya başladığımdan beri hep iletişimde olduğum şevval, melis ve zeynep olur herhalde. Bilemedim.