Thursday, 23 December 2010

aslında hiçbir şey anlatmıyorum

Monoton hayat akışımda, farklı olarak yaptığım şeyler bile sıradan artık. Okul, antreman, oradan bir aktivite konser filan varsa yeniden karşıya. Sonra asi ergen ayaklarında birinde kalmak eve dönmemek filan. Ya da ailemle tartışıp paşa paşa evime dönmek.

Aynen bu havalarda  dün iki yıl sonraki okuluma gittim. tabi kendisi BOĞAZİÇİ OLUYOR. Kazanıcam ya. Fizikten 35 alarak bayaa kazanırım zaten.

Boğaziçi Müzik Kulübünün konserinde caz ve klasik koro söyleyecekti. Caz korosunda da benim en yakın arkadaşım söylüyor. Çok havalı arkadaşlarım var. ANLARSINIZ YA.

Klasik koro biraz sönük kaldı tabi cazın yanında. Caz korosu müthiş bir şefe, ve şan okuyan ve solo söyleyen inanılmaz başarılı bir koriste sahip. Anlayacağınız müziğe doyduk. SONRA YİNE ACIKTIM. Oturduğum yer pek bir yanda ve uzaktaydı. Zoom objektifimi de kullanamıyorum, biraz tepkili sanırım bana içindeki aynalar kaydı. Böyle fotoğraflar çektim, güzel olmadı ama olayı anlayalım diye.

Kaan Bayır & klasik müzik korosu.

Masis Aram Gözbek, topuzu ve caz korosu.

Caz korosunun bir sonraki konserleri için, falan için, filan için burası var. Genelde Boğaziçinde oluyor zaten. Bir kere izlemeniz şiddetle tavsiye edilir. Sadece doğaçlama introları için bile değer.

Ya bir de bu sıralar natürmort çalışıyoruz. Bence natürmort olmamış, cidden diyorum bak. Objeler filan, çizemiyorum. Soyut çalışsak ya, sürrealist filan takılsak. Resim dersi amınakoyym. Herkes güzel sanatlarda.


Okulum Elif Şafak ve şimdi de üstüne Orhan Pamuk okutuyor. Yanlış olmasın Amin Maalouf ve Emile Zola okurduk ah, seviye yerlerde. Bir tasavvufa girdik çıkamıyoruz. Edebiyat konularıyla paralel kitap okunmuyormuş.

Yine konuşuyoruz, ama bir şey söylemiyoruz. Hep böyle zaten.

No comments:

Post a Comment