Wednesday, 8 September 2010

Beklenmeyen Bir Etki Görüldüğünde

Rize'den sonra huzuru bulamamış ergen ayaklarında takılmaya devam ederken, günün sevdiğim saatlerini değerlendirmeye karar verdim. Sabah 3-5 arasına tekabul eden bu saat, aynı zamanda sahur vakti oluyor canlarım.


4 gibi telefon, fotoğraf makinesi derken çıktım dışarı. Sitenin arka taraflarına doğru yürürken güvenliklerin harika bakışları neredeyse eve dönmeme sebep oluyordu.


Hilalle yetinmek zorundayız, yıldızlar çıkmadı.


Ama gittim çimenlere yattım tek başıma. Tam 49 tane yıldız vardı. Yalnız olmayı severim ben, karmaşanın ortasında tek başıma. Normalde bir sürü insanın olduğu yerler, koşturmacanın olduğu yerler bomboş olur ya, terk edilmiş sakin filan. Öyle severim ben. 49 tane yıldızla severim.


Temsili baykuş fotoğrafı.


Tam mutluyken, yüzümde aptal bi gülümsemeyle, baykuş olsa ne güzel olur lan diyip, havaya bakarken; 


"Eviniz yok mu sizin?"


dedi biri. Sitemin güvenlikleri koruyacak başka bir şey yok gibi insanları benden korumaya karar vermişler. Beni siteye gelen evsiz sandıklarını söyledikten sonra, yıldızları izliyorum yeaaa nirvana abijieam deyince bunun ne kadar uygunsuz olduğunu söyleyip yanımdan uzaklaştılar. 


Gece hiçbir şey yoktu olum çekicek.


Güneş 5:30ta doğacak dediler bana, güneş filan doğmadı bekledim altıya kadar dışarılarda. Sonra pes ettim, eve çıkıp taksime gitmek için hazırlandım ki bu da bir başka hikayemiz.




Bu ergen triplerinden sonra, ergenliği bir de küçük bir erkek çocuk olarak yaşamaya karar vermiş olmamdan olsa gerek, age of empires 3 oynamaya başladım. Kuzenim ve kardeşimle sürekli, her boş vakit bulduğumuzda oturup multi eyc of oynuyoruz. Erkeksen ergenlik daha zevkli lan.


Sonracığıma yıllardır satranç oynamayan ben, dedim oyun güzel. Güzel çünkü bulan adam deliymiş.




Deliymiş çünkü olum, L şeklinde ilerleyen taş kafası? Hangi adam bir taşı L şeklinde yürütür lan. L var bir de Death Note'ta çok güzel adam. Adam gibi adam.Bunlar bahane, sadece 97'li milenyum kardeşimin beni satrançta yendiğini saklmaya çalışıyorum.


Pazartesi okul açılıyor. Onun dışında tam gaz antreman desem de inanmayın. SAKATLANDIM. Bacağım sakat ve ekte görülen rapora sahibim.


Ki bu da tam 7 (Yedi) gün istirahat etmemi söyleyen bir olay. 




Şimdi tek ihtiyacım olan Ankara'ya 1 (Bir) adet tren bileti. Onu alana kadar her şeye metroda bekleme umursamazlığıyla -and the credit goes to sonnenfresser- yaklaşmaya devam edebilirim. 


Evet evet, benim olaylara yaklaşımım tam olarak böyle.


Doktorunuza başvurunuz.

No comments:

Post a Comment