Friday, 18 June 2010

Saybırsonik

MERHABA.

Ben geldim. Hem de Bodensee'den. Almanya'nın güneyde şirin mi şirin bir bölümünden.


En küçük köylerden birinde teknolojiden uzak doğayla böyle otlarla falan iç içe bir hafta geçirdim.

Şehirde görülecek ve yapılacak hiçbir şey yoktu. O yüzden biz de bir gün Avusturyaya diğer gün İsviçreye gittik. Tren yolculuğu 10 dakika olsa da saçmaladık biraz:

Biraz fotoblog olacak anlaşıldığı kadarıyla. Küçük köyümüzün bir de mini mini gölü vardı. Hep beraber göle girdik.

Ama asla unutmayacağım olay Almanya-Avusturalya maçıydı. Biergarten'da yaklaşık 300 genç hep beraber maç izledik. Daha önce hiçbir yerde böyle bir atmosfer görmemiştim. Herkes formalar, atkılar, çeşitli taraftlar malzemeleriyle 1 saat önceden orada toplandı. Maç esnasında her golde ayağa kalktık her golde ölümüne gazdık. Maç bitiminde de kutlamaya gittik. Bundan sonra her Almanya maçını bu gazla izliyoruz.


Kaldığım kızın ailesi inanılmaz iyiydi. Kendi ailem bile bana böyle davranmıyor yahu. Sırf ben geliyorum diye 4 kilo çilek almışlar.

Kum saatlerine her zaman sempati duymuşumdur. Bir ara odamın bir köşesini koleksiyona ayırıp duvara da farklı kum saati fotoğrafları koyacaktım. Ama sonra gözüme sürekli zamanın ne kadar hızlı geçtiğini sokarlar diye vaz geçtim. Eh zamanın geçtiğini gözüme sokmaya başka birileri karar vermiş galiba:



Böyle burada alkol çok uç bir şey olarak görülüyor ya, Almanyada tabi sınır 16 yaş ve Alkol alın ama sınırınızı bilin diye billboard reklamları var. Ben böyle rahat ülke görmedim hojam. Avusturya daha da rahat aslında. Ya da düşündüm de Hollanda da bayaa iyi.

Ertesi gün komada hastahanede uyandığımızda hiçbir şey güzel olmuyor ve okuldan uzaklaştırma alıyoruz. O yüzden neymiş, sınırımızı biliyormuşuz.

Aslında buraya yazmaya üşendiğim bir sürü fantastik şey oldu. Uçtuk falan, ışınlandık, zihin okuduk, nükleer silah kullandık, komplo teorileri ürettik, dünyayı ele geçirme planı yaptık ama hiçbirini yaparken geldiğim günden bir sonraki günkü bedük konseri kadar eğlenmedik.



Aslında hepinizi kandırıyorum geleli üç gün oldu. Sadece çok üşengeç olduğum için yazmamıştım. Mesela internette Sonisphere bileti aramaya da üşeniyorum. Kapıda bulamazsam yalan.

Unirock alayına gider.

Şimdi yavaşça bilgisayarımdan uzaklaşıp odamı toplamam, puzzle yapmaya devam etmem, kitabımı bitirmem, ilerleyen saatlerde film izlemem, tiramisu yapmam ve duş almam gerek.

Ama benim tek yaptığım Piedra Irmağı'nın kıyısında oturmak ve ağlamak.


2 comments:

  1. ben gol olmadığı halde de ayağa kalktım bir ara onu yazmamışsın :))

    ReplyDelete
  2. O da Kaleci gol kurtardığındadır. Bak lunaparkı da yazmamışım yeni aklıma geldi.

    ReplyDelete