Sunday, 9 May 2010

Madem Sıkıldık

Dün bütün gün evde oturdum, daha boş bir cumartesi günü geçiremeyeceğimi düşünürken pazar günü geldi. Harika bir pazar gününe merhaba diyelim şimdi hep beraber. MERHABA! Bir şarkıda da pazar günleri patates soymayı severim diyordu. Soyacak patatesim bile yok.

Sabah 9:30ta kalkarım önce fitnessa giderim falan diye alarm kurmuştum. Kings Of Medicine'in çalmasıyla küfrederek uyandım ve kapatıp yeniden yattım. Yarım gibi sevgili Ayşe anneler günümü kutlamak için aradı uyanınca kutlarsın tarzı bir şeyler diyerek onu da kapattım. Sonra bir daha uyuyamadım ama. Kalktım fitness'a gittim. Bugün ölçüm yapıldı. Vücudumda 47 kilo kas olduğunu öğrenmek beni değişik duygular içinde bıraktı.


Dün evde olduğum için Amélie ve The Fall'u izlemiştim. İkisini de şiddetle tavsiye ediyorum. Harika filmler. Yann Tiersenn'i gözlerinden öpüyorum.

Bugün de sabahtan beri odamdayım. O yüzden çok merak ettiğinizi düşündüm ve şimdi hep beraber odamı tanıyacağız.



Genelde sürekli gördüğüm duvar olmasının yanında bu duvarı çok severiz. Çünkü bu duvarda gerek çizim olsun, gerek şarkı sözü olsun, gerekse Didem'in guaş boyayla yapılmış resimleri olsun çok eğlenceli şeyler vardır. Bir nevi de ergen köşesidir. Burayı görmemin sebebi de gördüğümüz üzere laptopumun konumudur. Soldaki komodinde her türlü gerekli gereksiz eşya bulunur. Üstü de adeta bir anaokulu çocuğunun odasını andırır. Duvarın en üstündeki "Childhood is the Kingdom Where Nobody Dies" yazısı bizi bizden alır ve bu duvara sırtımızı döneriz yavaşça.


Tam karşısında bu duvarlar vardır. Yatağımın üstünde ve yanında konumlanan bu duvarların birini V for Vendetta posteri kaplar. Irmak'ın hediyesidir kendisi. Penguen posterini de gidemediğim Tüyaptan Kaan almıştır. Film Festivali afişini de Beatles Cafe'nin alt katından almıştık. Bu duvar sevilir. Çünkü güzel gruplar, güzel posterler, güzel aktiviteler vardır. En sağdaki tam görünmeyen Kermitli Everybody Loves 80s Party afişine son bir bakış atıp buradan da uzaklaşılır.


Her sabah uyandığımda bu fotoğrafları görürüm. Buna uyanmaktan güzeli olabilir mi sizce? Sevdiğim herkesi görürüm, onlara günaydın derimm kocaman. Moralim bozuksa Azraya anlatırımm, eğer sıkılmışsam Didemle konuşurum, Ayşe'nin harika hippie fotoğrafıyla sohbet ederiz arada. Şimdilik burada 96 tane fotoğraf var. Yakın bir süre içinde daha da genişletmeyi ve odamın tamamına yaymayı düşünüyorum bu projeyi.


Bunlar da benim ikinci ailem. Kendilerini çok severiz, birlikte müzik dinleriz, sarılırız, uyuruz.


Camdan baktığımızda biricik bahçemizi görürüz. Orası sevilir, herkes anneler gününde ailesiyle takılırken evde tek kalmışsanız daha da sevilir. Hatta tam olarak şimdi, sizi burunlarınızdan öpüyorum, patenlerimi ve bisikletimi alıp dışarı çıkıyorum.

No comments:

Post a Comment